+90 392 366 62 64 +90 548 842 40 04

Hoşgeldiniz. Bugün

Hala Sultan Tekkesi’ne Bayram Ziyareti için kayıtla başladı

Hala Sultan Tekkesi’ne Bayram Ziyareti için kayıtla başladı Din İşleri Başkanlığınca, Kurban Bayramı münasebetiyle 28 Ağustos 2018 Salı günü, normal zamanlarda geçişlerine izin verilmeyen KKTC ve Türkiye vatandaşlarından 1000 kişinin katılımıyla Hala Sultan Tekkesi’ne ziyaret gerçekleştirilecektir. Ziyarete katılmak isteyenler, 13 Ağustos 2018 tarihine kadar, aşağıdaki irtibatDevamı İçin Tıklayınız

Ramazan Bayramı Hutbesi : Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı Hutbesi : Ramazan Bayramı Kardeşlerim! Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi kuşatan, kul olmanın şuurunu ve ibadetin huzurunu bizlere bir kez daha yaşatan Ramazan-ı Şerifi geride bırakmanın hüznü içindeyiz. Ama aynı zamanda üç ayları, mübarek geceleri ve on bir ayın sultanını ihya ederek böyle kutlu bir bayram sabahına uyanmanın sevincini yaşıyoruz.Devamı İçin Tıklayınız

15 Haziran 2018 Cuma Hutbesi: Kulluk Bilinciyle Bir Ömür Geçirmek

15 Haziran 2018 Cuma Hutbesi: Kulluk Bilinciyle Bir Ömür Geçirmek Cumanız mübarek olsun Aziz Kardeşlerim! Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.)’e, “Allah katında amellerin en kıymetlisi hangisidir?” diye soruldu. Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle cevap verdi: “Allah’a en sevimli gelen amel, az da olsa devamlı olanıdır.”[1] Bu cevap, ibadet ve kulluğun, iyilik ve ihsanın bir denge ve düzene muhtaçDevamı İçin Tıklayınız

Hala Sultan Tekkesi’ne Bayram Ziyareti İçin Kayıtlar Başladı

Hala Sultan Tekkesi’ne Bayram Ziyareti İçin Kayıtlar Başladı Din İşleri Başkanlığınca, Ramazan Bayramı münasebetiyle 20 Haziran 2018 Çarşamba günü, normal zamanlarda geçişlerine izin verilmeyen KKTC ve Türkiye vatandaşlarından 1000 kişinin katılımıyla Hala Sultan Tekkesine ziyaret gerçekleştirilecektir. Ziyarete katılmak isteyenler, 07 Haziran 2018 tarihine kadar, mesai saatleri içerisindeDevamı İçin Tıklayınız

18 Mayıs Cuma Hutbesi: Dinmeyen Yaramız: Kudüs

18 Mayıs Cuma Hutbesi: Dinmeyen Yaramız: Kudüs Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Resûlüm! Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak Allah, onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.”[1] Okuduğum hadis-i şerifte isePeygamberimiz (s.a.s) şöyleDevamı İçin Tıklayınız

02 Şubat 2018 Cuma Hutbesi: Gençliğin Eğitimi

02 Şubat 2018 Cuma Hutbesi: Gençliğin Eğitimi  İndir        Muhterem Müminler! Allah’ü Azimü’ş-şân’ın mahlukat içerisinde en mükemmel olarak yarattığı insanoğlu, dünyaya bir gaye için gelmiştir. Bu gayeye ulaşabilmek için de çocukluk ve gençlik çağını iyi değerlendirmek lazımdır. Geleceğin idarecileri, iş adamları ve tüccarları olacak gençlerimizi,Devamı İçin Tıklayınız

Vakıflar Örgütü ve Din İşleri, Afrin’de şehit olan askerler için mevlid programı düzenleyecek

Vakıflar Örgütü ve Din İşleri, Afrin’de şehit olan askerler için mevlid programı düzenleyecek Kıbrıs Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Afrin’e yaptığı Zeytin Dalı Operasyonunda şehit olan askerler için Pazar günü  mevlit programı düzenleyecek. Vakıflardan verilen bilgiye göre, program, 4 Şubat Pazar günü saat 12:10’da Lefkoşa Selimiye Cami’nde yer alacak. Devamı İçin Tıklayınız

1 2 3 4 5 6 7

15 Haziran 2018 Cuma Hutbesi: Kulluk Bilinciyle Bir Ömür Geçirmek

Ana Sayfa » Genel » 15 Haziran 2018 Cuma Hutbesi: Kulluk Bilinciyle Bir Ömür Geçirmek

Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.)’e, “Allah katında amellerin en kıymetlisi hangisidir?” diye soruldu. Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle cevap verdi: “Allah’a en sevimli gelen amel, az da olsa devamlı olanıdır.”[1]

Bu cevap, ibadet ve kulluğun, iyilik ve ihsanın bir denge ve düzene muhtaç olduğunu haber veriyordu. Rahmet Peygamberi, bu cevabıyla bizlere imanımızın tezahürü olarak Rabbimize ibadet ederken sadeliğe ve sürekliliğe dikkat etmemizi öğütlüyordu. Kulluk bilincimizi bir ömür canlı tutmak için Cenab-ı Hak ile kurduğumuz gönül bağının ibadetlerimizle düzenli olarak beslenmesi gerekiyordu.

Muhterem Kardeşlerim!

Ramazan-ı Şerifin gelmesiyle tarifsiz bir sevinç yaşamış, onu heyecan ile karşılamıştık. Oruca, iftara, sahura, teravihe, mukabeleye kavuşmanın manevî huzurunu yaşamıştık. Bugün Ramazan mektebinin bizi eğiten, yücelten, nefsin arzularına karşı uyaran ve salih amele teşvik eden iklimine veda ediyoruz. Ruhlarımızı ve sofralarımızı bir ay boyunca zenginliği ve cömertliği ile donatan mağfiret ayını uğurluyoruz. Rabbim, bizleri Ramazan’a hakkıyla şahit olan ve Ramazan’ın da en güzel şekilde şahitliğini kazanan kullarından eylesin. Bizleri daha nice mübarek aylara ve bayramlara kavuştursun.  

Aziz Müminler!

Mübarek Ramazan ayında,

   قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ “Müminler kurtuluşa ermiştir, onlar namazlarını huşu içerisinde kılarlar.”[2] ayet-i kerimesine uyarak gece ve gündüz kıyama durduk. Acizliğimizin farkına vararak secdeye kapandık. Kendimizi hesaba çekerek tevbe ve niyazda bulunduk. Sadece bedenlerimizi değil, gönüllerimizi de rahatlatan teravihlere ayrı bir heyecanla koştuk. Sağlığın, zamanın, gençliğin, bir lokma ekmeğin, bir yudum suyun kıymetini yeniden kavradık. Zekât, fitre ve sadakalarımızla kardeşlerimizi sevindirmenin mutluluğunu yaşadık.

Akrabaya, yetime, mülteciye, yoksula ve kimsesize el uzatmanın büyük sorumluluğunu bir kez daha hatırladık. Bir kurban kesilip etleri pay edildiğinde Peygamber Efendimizin, “Ey Âişe, geriye bıraktığın değil, dağıttığın bizimdir.”[3] deyişindeki hikmeti kavradık.

Kardeşlerim!
         اِنَّهُ كَانَ تَـوَّاباً “Allah tövbeleri çokça kabul edendir.”[4] müjdesi ile bu bağışlanma ayında Rabbimizden af ve mağfiret diledik. İftar anındaki şükür ve dualarımızla, sahur vaktindeki tövbe ve istiğfarlarımızla günahlarımızdan arınmaya çalıştık.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ “Hep birlikte Allah’ın ipine, Kur’ana sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın.”[5] ilâhi emrine uyarak bu rahmet mevsiminde her türlü fitne ve tefrikadan uzak durduk. Bütün farklılıklarımızı unutarak bir olduk, birliğe koştuk. Beraberce oturduğumuz iftar sofraları, omuz omuza kıldığımız teravih namazları, paylaştıkça bereketlenen yardım faaliyetleriyle kardeşliğimizi pekiştirdik.

Kıymetli Kardeşlerim!

Şimdi, Ramazan’ın kazandırdığı güzelliklere sahip çıkma ve onları bütün bir seneye hatta ömre yayma zamanıdır. Hayatımızı disipline eden, kulluk bilincimizi tazeleyen ve maddi-manevi imkânlarımızı insanlığın iyiliği için seferber etmemize vesile olan Ramazan’ı milat kılma vaktidir. “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”[6] ayetiyle, son nefesimize kadar sorumluluğumuzun devam ettiğini hatırlatan Kur’an-ı Kerim’e uyma zamanıdır.

Muhterem Müslümanlar!

Ramazan’ın huzur ve şuurunu ömrümüze hâkim kılalım. Yüce kitabımız Kur’an’la bağımızı Ramazan’dan sonra da devam ettirelim. Ramazan’da olduğu gibi ailece camiye devam edelim ve mescitlerimizi mahzun bırakmayalım. Sevgimize, şefkatimize, ilgi ve desteğimize ihtiyaç duyan herkesin yanında olalım. Birlik ve beraberliğimizi zedeleyen, bizi birbirimize düşürerek zayıflatan söz ve davranışlardan ısrarla kaçınalım. Allah hepimize Ramazan’ın mirasına sahip çıkmayı, güzel ahlak ve ibadette daim olmayı nasip eylesin.

 

[1] Müslim, Salâtü’l-Müsafîrîn, 216.

[2] Müminûn, 23/1-2.

[3] Tirmîzi, Sıfatü’l-Kıyame, 35.

[4] Nasr, 110/3.

[5] Âl-i İmran, 3/103.

[6] Hicr, 15/99.

                                               Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

13 Haziran 2018